Umut 的个人资料۩۞۩€mavi€۩۞۩照片日志列表更多 工具 帮助
12月4日

Yüreği Sevgi dolu Herkese Selamlar...



Image Hosted by ImageShack.us



 
 





                                           Bu siir senin için güzelgözlüm...

YETERKi SEN iSTE

Anlayamayacagin o kadar sey varki aslinda,
Hiç birisi seni avutmayacak biliyorum.
Senin anlam veremeyeceginden degil bitanem,
Benim anlatamayacagim seyler aslinda...


Hissetmektir yasamak...
Bir an'i , bir hatirayi,bir sevgiliyi canlandirir aklin...
Yine ve yeniden yasanır istedigin an....
Ama hep bugündür aslolan...


Dön biraz gerilere ve herseyi basa sar.
Içindekileri koy bir tozlu rafa.
Bak bakalım ne kadar anlam kalacak
Dene istersen birde,hangi kalanlar sana anlam katacak...


Tüm yasananlari bugüne tasiyan yürektir...
Tozlu raflari birer birer doldursanda içindekilerle,
Bütün geçmisi esir etsende,
Bir yürek alir getirir,tutar elinden götürür maziye...


Ben senin anlayamayacagin bisey yasatmadim sana,
Sende olan ne varsa,onlardi beni sana anlatan...
Birtek gülüsün anlatabiliyorsa tüm masumiyeti,
Bir keskin sözün devirir inan bana bu yüregi...


                 Haydi güzelgözlüm gülümse...
                               Benden kucak dolusu sevgiler dolsun güzel yüregine...
                       Çok sevdigin sarki misali takilayim hep diline,
                         Herzaman kosar gelirim sana,yeterki sen iste...


                                        MAVi






 
MERHABA
 
GEL DEDİM
YÜREĞİNLE,
DOSTLUĞUNLA GELİVERDİN
 
GÜL DEDİM
 
DUDAĞININ KENARINDA BELİREN
GÜLLERLE GÜLÜVERDİN.
NE DEMELİYİM Kİ SANA
HOŞGELDİN, 
ELLERİNLE ELLERİME
GÜLÜŞÜNLE GÜLÜŞÜME
DOSTLUĞUNLA DOSTLUĞUMA
HOŞGELDİN.




                                    

     

BEKLEYİŞİMİN ÖYKÜSÜ
Günler güz yaprakları gibi birer birer dökülürken ayaklarımın dibine,
ben her gece karanlığa dikip gözlerimi senin aydınlığını bekledim.
Sen yoktun...
Binlerce adım attım bu kentin sokaklarında. Her köşeyi,
her parkı, her ağacı ezberledim. Sevdaya bulanmış
her kaldırım taşında senin adını aradım.
Sen yoktun...
Evlerin duvarları birer birer üzerime yıkıldı.
Her bir hücremin acısını ta yüreğimde hissederken

beni enkazın altından çekip alacak elini aradım.
Sen yoktun...
Özlem şarkılarını ezberledim. Kimini bağıra bağıra,
kimini fısıltıyla söyledim. Karanlığa haykırdım hasretimi.
Sesimi duyacaksın diye bekledim.
Sen yoktun...
Senden gelecek bir tek haberi bekledim. Saatler asırlar gibi geldi,
geçmedi. Çalan her telefonu yüreğimin deli bir çağlayana dönen
atışlarıyla açtım. Senden başka duyduğum her seste hep aynı
hayâl kırıklığını yaşadım. Onlar beni duymak istiyordu, bense seni.
Sen yoktun...
Seni aramaktan yorgun düşmüş bedenimi karanlığın kucağına
uzattım her gece. Bir an önce sabah olsun diye uykunun
beni çekip almasını istedim. Olmadı.
Kaç gece sabahı ettim gözlerimi kapamadan, kaç gece
merdivendeki ayak seslerini dinledim gelen sensindir diye.
Sen yoktun...
Her yağmurla birlikte hüzün de yağdı bu kentin üzerine. Bulutlar
yalnızlığın işaretiydi benim için. Beni ıslatan yağmur olmadı.
Ben senin özleminle sırılsıklamdım her mevsim.
Hayat; merhaba dedi bahara çiçek çiçek. Uzun kıştan sonra
gelmez dediğim göçmen kuşların dönüşünü gördüm.
Sen yoktun...
Her istasyon her otogar adresim oldu. Bir trenden inersin sandım.
Otobüslerdeki her yolcuya sensin diye baktım. Ya da yolculuklara
vurdum kendimi. Kimsenin uğramadığı köylere, adı duyulmamış
kasabalara gittim. Senden bir iz aradım.
Sen yoktun...
Denizin sonsuz maviliğine umut bağladım. Kıyılarda tükettim
bekleyişlerimi. Hep sensiz gemiler geçti limanlardan.
Ben gemicilerin hasret türkülerine eşlik ettim.
Sen yoktun...
Gözümden bir tek damla yaş akmadı. Onlar sana aitti, sana
kalmalıydı. Kimselere söyleyemedim acılarımı, bekleyişimin
öyküsünü kimselere anlatamadım.
Nice fırtınalar koptu yüreğimde. Dalgalar dövdü hayallerimi.
Sığınacak bir liman, yaslanacak bir omuz aradım.
İçimi dökecek bir insan aradım.
Sen yoktun... 
Her gece ay paramparça oldu. Her gece yıldızlar birer
birer düştü sokaklara. Yıldızları saçına takıp gelmeni bekledim.
Ayı avucunda bana getirmeni bekledim. Ve bir güneş gibi doğup
aydınlatmanı bekledim bu kapkara dünyamı. Ama.
Sen yoktun...











 

                 
           İÇİMDE BÜYÜTTÜĞÜM...

 
bir garip sevgi şimdilerde içimde büyüttüğüm,
derin, anlaşılmaz ve gizli başkalarından...
kendime, sana...
heyecanım uzun zamandır böylesine büyük garip!
özlememim böyle umarsız, sabırsız,korkusuz ne özlediğini bilmeden garip!
düşüncelerim derin mi derin! sakin ama mütemadiyen senle...
hayal, arzu, heyecan, aşk sensin...
yıllardır tanıyor gibi kalbim seni,
yıllardır sevmiş sanki seni de ayrılıktan şimdi ağlamaklı garip,
iki dost gibi oluşumuz konuşurken,
çocuk gibi gülüşlerimiz içtenlikle öylesine tatlı ki,
uzun uzun bakışlardaki ve o şarkılardaki anlam beni sana çağırdı hep!
bakışlarına,sesine,içtenliğine aşık oldum,
annene sevgine aşık oldum ben,
sevginin güzelliğine aşık oldum,
ben senin aşkından bihaber sana aşık oldum şımarıkça!
 
 
            MAVİDENİZ


     



   SENİ SEVİYORUM !      

Sadece kim olduğun değil, sen olduğun için
ve seninle beraberken
kim olduğumu, benliğimi anladığım için.
SENİ SEVİYORUM !

Sadece kendine yaptıkların için değil,
bana kattığın güzellikler için.
SENİ SEVİYORUM !

İçimdeki özlemi,
saklı kalmış ben'i yeryüzüne çıkardığın
ve sana

ihtiyacım olduğu her an tüm duyarlılığınla yanı başımda olduğun için.
SENİ SEVİYORUM

Elini kalbimin üzerinde hissettiğim zaman,
üzüntülerimi alıp,
onların yerine şimdiye kadar hiç kimsenin başaramadığı o sıcaklığı,
o içtenlik ışığını bana duyurmayı başardığın için.

SENİ SEVİYORUM !

Hayatımı kutsal bir sevgi tapınağına çevirdiğin
ve her günümü yaşam şenliğine,
unutulmayan şiirlere dönüştürdüğün için.

SENİ SEVİYORUM !

Çünkü, sen, şimdiye kadar hiç başaramadığım şeyleri,
kendimle dost ve barışık olmayı 
ve hiçbirzaman tadamadığım kadar mutlu olmamı sağlıyorsun
ve bütün bunları dokunuşunla yada işaretle değil,
kendin olmakla yapıyorsun bitanem.

     









      
 
 

 
 
     

Image Hosted by ImageShack.us
Sevmek
Gitmeyi de becerebilmektir...
Becerebiliyorsan gideceksin!
Başını yastığa koyduğun zaman;
Bir gidişin vehemi zonklatacak beynini...
Gözlerin maziye daldığı zaman;
O en kahredici sır çöreklenecek içine...
ve
Sen bunları göze alabiliyorsan;
Gideceksin
Çünkü:
Sevmek Gidebilmektir bütün sırlarınla beraber...
 
 
Gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum
Gidiyorum
bütün acılarımı vurup sırtıma
umutları bırakıp başucuna
ıtırları, menekşeleri, kırgüllerini bırakıp
şiirlerimi sarıp bohçama
yüreğimin yangınına gidiyorum
hoşca kal usul boylum, güzel gözlüm hoşca kal

Gidiyorum
gözyaşlarımı papatya diye saçlarına takıp
yüreğimdeki yağmurlarla bir ırmağa akmaya gidiyorum
içimde yeşerttiğim tüm çimenler sana kalsın
sana kalsın baharçiğdemleri, kırgelincikleri, kırkkanatlılar
gülleri sana bırakıp dikenlere gidiyorum.

Gidiyorum
başımda gam, gözlerimde nem
bütün hatıraları bırakıp geride
usulca çekip kapıyı ardımdan
alıp başımı gidiyorum buralardan
şafak sökmeden kimseler görmeden
yağmurun yağmadığı çöllere gidiyorum
sevgi dolu yüreğimi bir ıssızda yakmak için...
 
Gidiyorum
bir bilinmeze doğru
hem yol, hem yolcu olmaya
acılarımla başbaşa kalmaya gidiyorum
bütün yıldızları takıp kanatlarıma
bir kelebek gibi özgür olmaya gidiyorum.

Yüreğimin sızılarında damıttığım her şiiri bin kez öperek
ve sökerek sevgiden yana ne varsa göğsümde
gecelerin zifiri saçlarında kaybolmaya
bir ceylanın gözlerinde ağlamaya gidiyorum.

Bütün borçlarımı ödedim alacaklarımı erteledim
artık ne diyecek bir sözüm kaldı sevdiklerime
ne okuyacak bir şiirim
gözlerimin içindeki iki damla gözyaşı gibi
bakmadan ardımdaki uçurumlara
alıp götürüyorum yüreğimdekileri de
hoşca kal usulboylum, güzel gözlüm hoşca kal...



     




Oysa ben bilmiştim kıymetini ellerinin
 Hiçbir zaman tutmamış olsam da
Hiç bakmamış olsan da gözlerime
En çok ben kaybolmuştum derinliğinde


Hiç birini okumamış olsan da
En çok ben şiir yazmıştım sana gece yarıları
Sen farkında değildin belki
Hiç sevmemiş olsan da
En çok ben sevmiştim seni.
 

Unutma hiç sevilmemiş biri
Sevilenden daha iyi bilir aşkın kıymetini...
Öyle özledim ki denizi
Bir de hayal etmeyi
Başımı omzuna koyup ağladığımı sabahlara kadar...





 
       
 
 

                           

                            SENİ SEVİYORUM                                            
 
 
Ne güzel şey seni seviyorum demek
Sevdiğini söyleyebilmek ne güzel...
Her baharda, gece gündüz, her saniye
SENİ SEVİYORUM
SENİ SEVİYORUM
SEVİYORUM SENİ
Diyebilmek ne güzel..

Çünküsü yok, nedeni yok sevmenin
Zamanı hiç yok,
Dakikalar zaman üstü...
Utangaç bir gecenin kucağında
Yağmurlar vuruyor pencereme,
Aşkın vuruyor kalbimin kıyılarına
Gecenin bu çıldırtan yalnızlığında
Aşkın ayak seslerini duyuyorum yüreğimde
Ve hasretini içimde,
SENİ SEVİYORUM

Sesini duymak istiyorum uyumadan önce
Sabahlara kadar konuşmak,
Hiç kapatmamak telefonu...
Aynı düşlere uyumak sonra
Ve uyanmak aynı güneşe
SENİ SEVİYORUM

Daha bir güzelleştim son günlerde
Gözlerimin içi parlıyor
Kabına sığdıramıyorum aşkı.
Gülmek geliyor içimden
Sokaklarda koşar adım yürümek
Tanıdık, tanımadık herkese selam vermek,
Merhaba ülkemin güzel insanları,
Hepinize, hepinize merhaba
sizi  de SEVİYORUM

Yağmuru, denizi, kokusunu toprağımın
Gök mavisinde güvercinleri, martıları,
Dağ eteklerinde gelincikleri seviyorum ateş kırmızısı
Bindallılarıyla köy kızlarını,
Ve elleri hamur kokan anaları
Hepsini sende seviyorum
SENİ SEVİYORUM

Senin sevdiğin gibi topluyorum saçlarımı,
Siyah kazağımı daha çok yakıştırıyorum kendime
Ve daha çok seviyorum limonlu çayı
Senin sevdiğin her şeyi seviyorum
Türkülerini memleketin,
feneri, kara kartalı senin için,
Davamızı ve şiiri sende seviyorum.
SENİ SEVİYORUM

İyi ki doğdun iyi ki varsın.
Doğum günün kutlu olsun
SENİ ÇOK SEVİYORUM
SENİ ÇOK SEVİYORUM
Yaşamaksa seni sevmek,
Ben hiç ölmedim...
SENİ SEVİYORUM!
                                  Şebnem Kısaparmak





 

      


   MAVİ MAVİ SEVDİM SENİ    


Bir tek şeyi unutma !
Seni sevdim ben.
Kalbim şimdi bir sokak çocuğu
Kelebekleri göç etti gönlümün
Issızlaştı hayat sanki
Sanki sabahı eksik şiirlerimin.


Sanki
gecesi hep kanayan bir yara
Ve sanki,
artık hep kanayacak...
Ağlanacak bir aşkın kıyısına
vurduysa gözlerim Çare yok,
ağlayacak.


Bir tek şeyi unutma !
Seni sevdim ben.
Kapıları kendime ben açamadım
Ya da yanlış saatlerde bekledim gelmeni 
   Düşünüyorum da sen gideli ne çok yalnızım...
         Sarmaşık aşkın sarısında kaldım,
sarılamadım.
Savunamadım seni kimselere
Anlatamadım seni kimselere
Kimsesiz kaldım, En çok da sensiz...


Bir tek şeyi unutma !
Seni sevdim ben.
Sana uyumak, Sana uyanmaktı hayat.
Sıratını geçtim yaşarken
korkmadan Korkumu geçtim cesaretle,
ihanetle Berduş bir yalan
masumiyeti öptüm bile bile
Tek sen gitme diye Sonbahar oldum
yaprak yaprak Ağaç oldum
köklerimi unutarak
Tesellisiz bir geceye fırlatıldım
Kalbimi dar kafese kapatarak
İçimdeki bir kanarya
Hiç susmadan ağlayacak


Bir tek şeyi unutma !
Seni sevdim ben.
Yakamozlarında yıkadım sevdamı çırılçıplak
Seni sevdiğimi bağırdım mehtabına
Beyazında akladım bulutunun
    Mavi mavi sevdim seni
içim kan ağlayarak


Bir tek şeyi unutma !
Seni sevdim ben.
   Anlattıkça kış vuruyor satırlarıma 
  Anlattıkça üşüyor,
anlattıkça ısınıyor yüreğim.
     Bugün sardunyalarım da açmadı
     Belki de küskün renklere
     Ellerimde günah gibi yaşayamadıklarım
     Sensiz soluyorum anlayacağın
     Mavi mavi ölüyorum Duyuyor musun,
     orada mısın, Var mısın, yok musun?


     Bir tek şeyi unutma !
     Seni sevdim ben Yanarak, yıkılarak
          Aklıma her geldiğinde ağlayarak...



       Naşide Göktürk


 Bu Güzel Şiir ve Resim İçin DeliKız'a Teşekkürler...





myspace

GİTTİN

Ben arkandan sadece baktım.
Oysa söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...
’’gidersen,
iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.

Gidersen,
sönecek içimdeki ateş
ve bir daha hiç kimse yakamayacak.

Gidersen, karanlığa mahkum edeceksin günlerimi.
O karanlıkta yolumu kaybedeceğim...’’
diyecektim sana.

Konuşamadım...
Gittin...
gidişini görmemek için gözlerimi kapattım.
Öğlesine acıdı ki içim, tutup koparsalardı kolumu,
bacağımı bu kadar acı duymazdım.
Acım yaş olup akmalıydı gözümden.
Ağlayamadım...
Gittin...
gidişini önlemek için tutmalıydım ellerinden.
Ellerim değilmiydi her dokunuşunda seni ürperten?!
ürperirdin yine biliyorum.
Bir kez dokunsam, bir kes tutsam ellerini,
gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.
Tutamadım...
Gittin...
bir yıkım gibiydi gidişin.
Sen adım, adım uzaklaşırken benden
çöküp kaldı bedenim olduğu yerde.

Nice terk edişlere dayanan bu yürek bu kes yenilmişti.
Bu kadar zayıf değildim ben, kalkmalıydım.
Kalkamadım...
Gittin...
oysa ben geldiğin gün gideceğini biliyordum.
Hazırdım gidişine.
Kaçak zamanları yaşıyorduk.
Zaman bitecek ve sen gidecektin.
Bense gidişinin ertesi günü
hayatıma kaldığım yerden devam edecektim.

Edemedim...
Başlayamadım...

bir şey söyledin mi giderken?
 ‘KAL’ dememi istedin mi?
 Son bir kez ‘ SENİ SEVİYORUM ’ dedin mi?
 ‘BEKLE BENİ DÖNECEĞİM’ dedin mi?
 Beynim öylesine uğulduyordu ki...
 Duyamadım...
 
 Gittin...
 Nereye gittiğin önemli değildi.
 Binlerce kilometre uzaklarda dahi olsan,
 iki metre ötemde de fark etmiyordu.
 Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.
 Kurtulmalıydım senden,
 bu yokluğun duygusundan kurtulmalıydım.
 Kurtulamadım...
 
 Gittin...
 unutulanların arasına katılmalıydın.
 Anıları bir sandığa koyup hayatı
 bir yerinden yakalamalıydım.
 Bu aşk noktalanmalıydı,
 bu sevdadan vazgeçmeliydim.
 Yapamadım...
 
 Gittin...
 bir okyanusun ortasında,
 tek küreği kaybolmuş
 sandalda dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim artık.
 Bil ki; Sevmekten vazgeçmedim seni,
 bil ki seninle birlikte sevdanıda taşıyacağım yüreğimde.
 Bil ki seni...
 unutamadım...



 
 
 
Çok şey yaşadım, yapılmaz denenleri yaptım....
Onlar sadece kaçtı ve güldü, ben burdaydım.
Gönlümün istediğini yaptım,
yolun sonuna geldim, şimdi mutsuzum.
Keşke diyorum keşke....
Yeniden hayata başlayabilmek mümkün olabilseydi.
Meğer yanlızmışım, meğer yanılmışım,
Güvendiğim herşey bensiz de olabiliyormuş....
Şimdi hep sahte gülüşlerle,
içimin kavrulmasıyla geçiyor ömrüm...
Siz bilirmisiniz yalnızlık nedir?
Yalnızlık düşlediğin zamandır.....







 
 



Bitanem,

sensizlik çıldırtacak beni diye düşünürdüm
eskiden,
yanılmamışım.
Sensizlige dalınca herşey birer birer
ortaya çıkmaya başladı. Ruhum sıkılmaya başladı.
İçim daralmaya, düşüncelerimse zayıflamaya...
Anladım ki sevgiden başka birşey değil yaşadıklarım.
Aşk ateşi yanıyordu sinemde
ve korları yüreğimin dört bir yanını kaplamıştı
Ne yazık ki dumanı yoktu bu ateşin,
benzemiyordu diğer ateşlere.
Ateşsiz yerde duman olmaz diyorlar,
peki böylesi mümkün mü?
Ateş var ama duman yok ortada.
Zaten anlasaydım neye kapıldığımı,
bir çare bulurdum derdime.
Ama ne fayda, sen uzaklarda, bense buradayım.
Bilseydim anlatırdım sana aşkımı,
o içimde yanan ateşin
az da olsa yansıtırdım bir kısmını dışarı.
Çünkü sığmıyor artık kalbime,
sığmıyor artık yüreğime,
sığmıyor artık hücrelerime.
Çünkü bu senin aşkın,
çünkü aşıyor senin aşkın beni
ah, bir bilseydin
ne kadar zor geliyor bu ayrılık bana.
Artık ağlayamıyorum bile.
Hayır, çünkü göz yaşlarım kurudu.
Güya Aral gölü.
Halbuki daha geçenlerde ağladım halimi düşünerek.
Demek ki
artık içimdeki yanan ateşi
göz yaşımla bile az da olsa yatıştıramam.
Demek ki
bu ateş yiyip bitirecek beni yavaş yavaş.
Etrafına bir göz gezdir şöyle.
Bu insanlar seviyor mu dersin,
yanıyor mu benim kadar,
en iyi bildiğin kişi.
Zannetmiyorum, O benim, herkesden daha dertli.
O benim, herkesden daha mutlu.
O benim, herkesden daha ...
Çünkü ben senin sevgine sahibim.
Çünkü ben seni sevebilme duygusuna tutkunum.
Çünkü sığmıyor artık kalbime,
sığmıyor yüreğime, sığmıyor hücrelerime,
çünkü bu senin aşkın,
çünkü aşıyor beni,
taşıyor beni bilinmez ufuklara o aşkı
VE BEN SENİ SEVİYORUM! SEVİYORUM! SEVİYORUM!



picture







"Andolsun size
kendinizden öyle bir Peygamber gelmiştir ki,
sizin sıkıntıya uğramanız ona çok ağır gelir.
 O, size çok düşkün,
 müminlere karşı çok şefkatlidir,
merhametlidir."
(Kur'ân-ı Kerim, 9:128



BİR GÜL

Mekke-i Mükerreme’de bir gül…
Yüzü dolunay gibi parlak.
Teni pembeye çalan beyaz renginde.
Saçları, hafif dalgalı…
Açık renkli ve hilâl kaşlı.
İki kaşının arasında bir damar.



Mekke-i Mükerreme’de bir gül…
Saçları omzuna düşer.
Sakalı gür, gözleri kara üzüm gibi siyah…
O siyah gözleri daima yerde…
Gökten daha çok yere bakar.
Bakışları, düşünceli…
Boynu gümüş beyazlığında,
Fildişinden yapılmış bir suret gibi…


Ashabının ardından yürür Ve;
“benim arkamı meleklere bırakın.” der.
Birşeye hayret ettiğinde elini çevirir
Konuştuğunda ellerini biraraya getirir.

Öfkelendiğinde yüz çevirir.
Sevindiğinde hafifçe gözlerini kapar.
Gülmesi tebessüm.
O gülünce dişleri dolu taneleri.
Mekke-i Mükerreme’de bir gül…
Yüzünde azâmet ve hakimiyet.

Sözünde tatlılık.
Tane tane konuşan.
Sesi gür, teri gül…
Geçtiği sokaklarda gül kokusu bırakan..
Giyimi sâde… Çoğunlukla sırtında bir ihram.
En çok sevdiği renk sarı ve beyaz.

Yediği yemek;
Ateşin üzerinde Unla karıştırılan öğütülmüş yulaf
biraz zeytinyağı, biber, baharat…
sofrada oturuşu hamdle, şükürle…
bir gül… ikinci yurdu Medine!
Medine-i Münevvere’de bir gül…

İnsanlık aleminin en şereflisi!
İman hakikatlerinin merkezi!
İhsâni tecellilerin turu!
Rahmani sırların iniş yeri!
Memleket-i Rabbâniye’nin seması!
Peygamberler gerdanlığının ortasındaki en büyük mücevher!

Peygamberler kervanının öncüsü!
Bütün varlıkların en üstünü!
İzzet sancağının sancaktarı!
Ezel sırlarının şahidi!
İlmin, hilmin ve hikmetlerin kaynağı!
Yerle gök âlemlerinin göz bebeği!

İki cihanın ruhu!
Dünya ve ahiret hayatının gözü!
Medine-i Münevvere’de bir gül…
Aslın ve asaletin nurlu ağacı!
Yaratılışta insanların en üstünü!
Cismani suretlerin en mükemmeli!

Asıl mülk ve gerçek nimetin,
Göz kamaştırıcı güzelliğin
Ve yüce rütbenin sahibi!
Kalplerin tabibi ve ilacı,
Bedenlerin afiyet ve şifası,
Gözlerin nuru ve ışığı
Asırlarca sevilen, Yeniden sevilen,
Taptaze duygularla sevilen,

En seçkin makamlara layık olan
En büyük dost!
En şerefli sevgili!
Abdülmuttalib’in torunu!
Abdullah oğlu
efendimiz Hz. Muhammed sallallahu aleyhi vesellem



Medine-i Münevvere’de bir gül…
O’na sevdalı,
Her şeye rağmen,
O’na sevdalı Milyarlarca bülbül!
Sevinç bayrak açmış her sinede
Çünkü O Gül,hâlâ Medine’de


Dursun Ali Erzincanlı




picture



''Muhammed bir insandır
ama sıradan bir insan değildir
Taşlar arasında yakut ne ise o da öyledir." 



"Muhammedun beşerun lâ kelbeşer
Bel huve kelyâkûtu beynel hacer."






6月23日

Ziyaretçi Defteri



Mavi Hasret
picture




 


Free Web Site Counter